23.08.2017, Çarşamba Bir sayfa geri gitAnasayfaya gitBir sayfa ileri gitFavorilere ekleBu sayfayı yazdır    
 
Son Eklenenler
  • Tayfun Canpolat (1988)
  • Kadir Yeter (1951)
  • İsmet Gür (1952)
  • Nurcihan Üstüner (1972)
  • Ziyaretçilerimizden
     
  • Abdullah Yazıcı (1984)
  • Abdurrahman Bozgeyik (1989)
  • Adem Canpolat ( 1971 )
  • Adem Kıraç
  • Adem Kurtipek (1983)
  • Adil Komut
  • Ahmet Arslan ( 1987 )
  • Ahmet Bektaş (1962)
  • Ahmet Beser
  • Ahmet Çelik ( 1983)
  • Ahmet Dümrül (1948)
  • Ahmet Nural Öztürk (1951)
  • Ahmet Nural Öztürk (1954)
  • Ahmet Özer Şahin ( 1977 )
  • Ahmet Özün (1985)
  • Ahmet Sarıgan
  • Ahmet Tarık Can ( 1977 )
  • Ahmet Tirgil
  • Ahmet Uzunaslan (1977)
  • Ahmet Yazıcıoğlu (1970)
  • Ahrâzi ( 1977 )
  • Akın Aktaş (1979)
  • Ali Bayır (1959)
  • Ali Hallaç
  • Ali İhsan Konuklu ( 1964 )
  • Ali Kemal Beşel ( 1971 )
  • Ali Kılıç Kakiz (1963)
  • Ali Topçu (1992)
  • Ali Yaz (1980)
  • Altınoz


    Toplam : 452 Adet
      Sayfa No :
    1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 |
  •  


      Mehmet KUVVET      

      Merhaba Ebem !

      Sezar’ın
      Sezaryenine inat
      direndi anaç…

      Bohçacı kadın sunağı
      duruş…kıymetli !

      Bıçaksız başkaldırış  
      İzotonik yaşamdan
      Çekik gözlü bir bakış

      Gerçek katkısız yalan yaşam

      Merhaba ebem !

      Baş aşağı başlangıç
      Oksijen değmişliğe ilk feryat
      Ciğerden…
      Ebe tokadı kıçında
      Boşalan amnion … yaşama
      Merhaba !  


      30.10.2006 – Trabzon

      ………………  
        
      Zor Aşk

      Diledim!
      Yakmadı ateşin harı
      Ak düşürdü saçlarıma…

      İçtiğim üzümden bulanıklığı
      Hala başımda dağ !

      Penceremde kalan görüntü
      Boş bağ !

      Yürekte
      Okyanusun fark etmediği dalga
      Sessiz !

      Dolaşır şiirde imgeler
      Kimse(siz) !


      Aşk
      Taşı sıkar
      Vuslat ! takat kalırsa
      Çare(siz) !


      20.10.2006 - Trabzon

      …………………

      Kale Dibi Çocukları


      Bilmezken
      Kale surlarının dibinde biten
      Isırgan otunun kalleşliğini
      Sızısını alan
      Livara otunun dostluğunu severdi
      Çalı gibi bacaklarım.

      Kale dibinin
      Sıvası dökük evine bıraktığım çişim
      Hoplaya zıplaya denize giderdi
      Ve ben o denizde yüzerdim
      Denizci değil alamancıydı babam
      Bu yüzden ekmek paramızı veren
      Onlaraydı ergenlik küfürlerim.

      Ben alman ekmeğiyle büyüdüm
      Sıvası hala dökük
      Zağnos deresi evlerinin
      Ve hala çalı bacaklı çocuklar  
      Isırganlar arasında gezinip küfretmekte
      Çişlerini yaptıkları denizde yıkanmaktalar
      Hepsinin sıvası dökük evlerinde
      Eskiden olduğu gibi
      Köyden gelen kara lahana kaynamakta
      Ve bu çocuklar
      Hala gazlarından tanınmakta…  

      23.07.2006-Trabzon



      **************


      KÖMÜR KARA

      Aklın yolu birdir ama
      Sende yok ki bilesin,
      Bu millet aptal mı ki
      Boşa ezan dinlersin.

      Yapma millete cefa  
      Bir defa,iki defa
      Allah yaratmaz herkesi
      Senin gibi mankafa

      Baktık boyuna posuna  
      Koyduk adem soyuna
      Lanet huyuna suyuna
      Seni toprak doyura

      Çaldık kapını boşuna
      İçin benzemez dışına
      Boşa kulları kandırma  
      Ne olur Allah aşkına

      Yaptığın tüm sevaplar
      Yazılsa da hanene
      Yetim hakkı yiyorsun  
      Vay olacak haline

      Onlar insan sen soysuz
      Onlar çalışır sen yersin
      Boşuna seccadeni
      Kabe yoluna serersin

      Geldiğinde sırata
      Sakın bizi arama
      Ayağın kaymasın sakın
      Düşersin kucağıma

      Aptes alma be çıyan
      Boşa su kirletirsin
      Bir yıllık su parasıyla
      Borçlarını ödersin

      Senin Allah’ın para  
      Ara doları ara
      Öbür yana gidince
      Olursun kömür kara

      23.08.2005 TRABZON


      **************

      ADIN DERYA ADIN DENİZ

      Rakıyı keyifli,dalgalarını doyumsuz
      Maviyi yakışır yapan sana
      İçimde ki umuttur
      Oynama acılarımla,sevinçlerimle
      Adın derya,adın deniz

      Dalgaların gecelerin sancısı
      Doğurmak için gündüzü
      Gecelerin feneri yıldızları
      Aşka küskün yüreğime bastım kaç gece
      Kor diye
      Yanındayken özlediğimde onu
      Nicedir kimse çalmamıştı gönül kapımı
      Dalgalarından başka
      Adın derya,adın deniz

      Sen eksik kalan yanımsın
      Sığdıramadığım cümlelere
      Koynumda hasretinle uyuyup
      Kıvrandım yalnızlığın acısıyla çok gece
      Dondurma içimdeki gök kuşağını  
      Yaşatma bana o yokken sevdamı
      Adın derya,adın deniz

      Aşkımı alıp tüketme umudu
      Ruhumu alıp tüketme mavilikleri
      Tüketme gücümü bedenimi alıp
      Kötü olsun adı sevgi olsun
      Denilmesin adına nefret
      Sundum maviliklerine sevgimi adaktır
      Adın derya adın deniz


      Niyedir hiçbir şey bilmiyor muşluğun
      Yeni doğacak güne midir
      Nazlı nazlı çalkantıların
      Gün doğunca,güneşin senden aldığını
      Yağmur olarak verir doğa eksilmezsin
      Ayırt edemiyorsun
      Topluyorsun bütün acı ve sevinç göz yaşlarını
      Ha bire bir buluta bir sana
      Adın derya ,adın deniz  
      10.06.2004 Trabzon


      **************

      DİLEK

      yükün ağır
      yolun çatal
      aynan kör...
      sevgi tomurcuklarının pınarı yüreğin kırgın  
      buğusuyla görülmez yapan  
                   yaşamın aynasını  
      elasından süzülen gözyaşlandır gözlerinin.

      hep siyahla karşılaşacak değilsin ya  
      sil buğusunu aynanın  
      beyaz bulutlar yakışır elasına gözlerinin  
      aydınlanır sevgi tomurcuklarıyla  
      kırgın yüreğin.
      koca bir yaşam  
      sonu meçhul görünen
      birkaç adımlık
      yolu dikenli kaygan

      aklın ve yüreğinle  
      aynan yansıtan  
      yükün hafif  
      talihin açık olsundur  
                    dileğim..

      26.07.2005, TRABZON

      ………….  


      UMUT

      Yıldızlı gökyüzü  
      Gecenin istediği aydınlık  
      Hovarda...

      Sevgisiz bırakılmışlığın
      Sert ve kırılganlığıyla
      Aydınlığını vermek istiyordu geceye
      Gün ışıması
      Bırakma parlak umutların peşini
      Karanlıklar talepkâr
      Sabahın aydınlığına
      Kendini sunacak alacakaranlığa
      Güneş...

      Aktarmak için yüreğinin sevgi tomurcuklarını
      Kucaklamak istiyordu umudu
      Gönül...
      Gün gelir salınırken  
      Yanında başakların boy boy  
      İçini kıpırdatacak yaşantıların  
      Olacaktır elbette  
      Gizemli...

      08.07.2005,   TRABZON




      **************

      RENK SARHOŞU GÖZLERİM  

      Yine hüzün aylarındayım sonbaharın  
      Gizemli  
      Alacakaranlık kuşları gibi  
      Çok güzellikler yasadım doya doya  
      Yağmurlara öykü  
      Yangınlara kül oldum  
      Hırçın dalgalarıma yatak olduğumda  
      Duruldum  
      Durgun su oldum,  
      Bülbülün oldum  
      Solgun bir çiçekken dokunduğunda  
      sevdayı şakıyan  
      Ama  
      Çıktığında arasından göğsünün  
      süzülerek sevdam  
      Tuzlara deniz oldu gözyaşlarım  
      Göğsüne yasladığın kitap değildim  
      seni hatmeden  
      Hangi söz,hangi şiirle oluruz  
      Yeniden tek yürek  
      Yandı yeşil yaprakları  
      Alev alev  
      Buram buram  
      Sevdamın  
      İçirdin gökkuşağını dudaklarıma  
      Renk sarhoşu simdi  
      Kahrolası  
      Seni seven gözlerim...  
      06.09.2004  


      **************



      RENK SARHOŞU GÖZLERİM  

      Yine hüzün aylarındayım sonbaharın  
      Gizemli  
      Alacakaranlık kuşları gibi  
      Çok güzellikler yasadım doya doya  
      Yağmurlara öykü  
      Yangınlara kül oldum  
      Hırçın dalgalarıma yatak olduğumda  
      Duruldum  
      Durgun su oldum,  
      Bülbülün oldum  
      Solgun bir çiçekken dokunduğunda  
      sevdayı şakıyan  
      Ama  
      Çıktığında arasından göğsünün  
      süzülerek sevdam  
      Tuzlara deniz oldu gözyaşlarım  
      Göğsüne yasladığın kitap değildim  
      seni hatmeden  
      Hangi söz,hangi şiirle oluruz  
      Yeniden tek yürek  
      Yandı yeşil yaprakları  
      Alev alev  
      Buram buram  
      Sevdamın  
      İçirdin gökkuşağını dudaklarıma  
      Renk sarhoşu simdi  
      Kahrolası  
      Seni seven gözlerim...  
      06.09.2004  


      **************



      ÇAKMAK ATEŞİ  

      İçimde bir fırtına ki  
      dinmek nedir bilmez.  
      İçimde bir alev ki  
      çakmak ateşiyle alevlenmiş.  
      İçimde bir umut ki  
      sonu nedir bilinmez.  
      İçimde bir sevgi ki  
      Allah’ım bunu anlamaz.  
      İçimde bir aşk ki  
      onu kalbime gömdüm.  
      Ama bakıyordum, görmüyordum.  
      istiyordum, boşuna:  
      Sanırdım ki anlamaz.  
      duygusuzdur sanırdım.  
      Duyguyu erken tadıp, geç çözdüm dilini  
      Duyduğum, tattığım  
      Onun yansımasıymış  
      Geç de olsa anladım.  

      (20.09.2000)  

      ……………  

      AYDINLIK GÜNLER  

      Sevgi dolu bakışlar gönderiyorum ileriye,  
      Görüyorum arıyorsun aydınlık günleri  
      İnancının sonsuzluğunu, umut dolu bekleyişini…  
      Görüyorum.  
      Önümdeki yolları ve senin seçtiğini görüyorum…  
      “AYDINLIK GÜNLER”  
      Bir gün gelecek açacak kollarını bizlere.  
      Saracak, saracak doyasıya;  
      “Aydınlığa hoş geldiniz  
      Diyerek…  

      (21.02.1980, Trabzon)  

      …………….  

      ENGEL DEĞİL  

      Gülhane Parkı değil ki  
      Yok ki ağacı yanımda,  
      sen de yoksun…  
      Munzur’un kıyısındayım  
      Etrafım kar beyaz  
      Isınıyorum düşünerek seni  
      Karartsa da içimi yokluğun  
      beyaza baka baka,  
      Engel değil çınarın yokluğu  
      şiir yazmama…  
      Sen varsın görünmeyen  
      yanımda…  

      (04.01.1987, Ovacık/ Tunceli)  

      ……………  

      NİNEMİN ANISINA  

      Sandukadaki cevizlerin hatırınadır,  
      Küçük koltuğumun altında  
      Arasında tahin helvasıyla,  
      Sıkı sıkıya tuttuğum  
      Somun ekmeği köye ulaştığında  
      karşılıksız kalmazdı.  
      Açılan ceviz sanduka  
      beş kızın çeyizinden sonra  
      Mis gibi elma kokardı ama  
      Benim aklım cevizlerdeydi  
      sandığın felemitindeki…  

      Muhacirlikten sonra  
      Rahmetli ninem somun ekmeğini  
      Bense cevizi çok severdim.  

      Şimdilerde ise her bayram  
      Koltuğumun altı boş da olsa  
      Elma kokusu olur mezarında ninemin  
      cevizler olmasa  da…  

      (28.04.2003, Trabzon)  

      *******************



      MEHMET KUVVET:  


      1962 yılında Trabzon/ Akçaabat- Derecik’te dünyaya geldi. Öğrenim yaşamı Trabzon’da geçti.  

        
      1983’te KTÜ, FEE, Biyoloji Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Tunceli Ovacık, Mareşal Fevzi Çakmak Lisesi, Giresun Eynesil İmam Hatip Lisesi, Trabzon Affan Kitapçıoğlu Lisesi’nde çalıştı. 1993’te Milli Eğitim’deki görevinden ayrılıp Özel bir dershanenin kurucuları arasında yer aldı.  


      Mehmet Kuvvet’in ÇAKMAK ATEŞİ adlı şiir kitabı, Kasım 2003 basımıyla, okurlarıyla buluştu. Ürünleri ÇALI, AYKIRISANAT, ARDIÇKUŞU dergilerinde yayımlandı.






      **************

      RENK SARHOŞU GÖZLERİM

      Yine hüzün aylarındayım sonbaharın
      Gizemli
      Alacakaranlık kuşları gibi
      Çok güzellikler yasadım doya doya
      Yağmurlara öykü
      Yangınlara kül oldum
      Hırçın dalgalarıma yatak olduğumda
      Duruldum
      Durgun su oldum,
      Bülbülün oldum
      Solgun bir çiçekken dokunduğunda
      sevdayı şakıyan
      Ama
      Çıktığında arasından göğsünün
      süzülerek sevdam  
      Tuzlara deniz oldu gözyaşlarım
      Göğsüne yasladığın kitap değildim
      seni hatmeden
      Hangi söz,hangi şiirle oluruz
      Yeniden tek yürek
      Yandı yeşil yaprakları
      Alev alev
      Buram buram
      Sevdamın
      İçirdin gökkuşağını dudaklarıma
      Renk sarhoşu simdi
      Kahrolası
      Seni seven gözlerim...
      06.09.2004


      **************

      RENK SARHOŞU GÖZLERİM

      Yine hüzün aylarındayım sonbaharın
      Gizemli
      Alacakaranlık kuşları gibi
      Çok güzellikler yasadım doya doya
      Yağmurlara öykü
      Yangınlara kül oldum
      Hırçın dalgalarıma yatak olduğumda
      Duruldum
      Durgun su oldum,
      Bülbülün oldum
      Solgun bir çiçekken dokunduğunda
      sevdayı şakıyan
      Ama
      Çıktığında arasından göğsünün
      süzülerek sevdam  
      Tuzlara deniz oldu gözyaşlarım
      Göğsüne yasladığın kitap değildim
      seni hatmeden
      Hangi söz,hangi şiirle oluruz
      Yeniden tek yürek
      Yandı yeşil yaprakları
      Alev alev
      Buram buram
      Sevdamın
      İçirdin gökkuşağını dudaklarıma
      Renk sarhoşu simdi
      Kahrolası
      Seni seven gözlerim...
      06.09.2004


      **************

      ÇAKMAK ATEŞİ

      İçimde bir fırtına ki
      dinmek nedir bilmez.
      İçimde bir alev ki
      çakmak ateşiyle alevlenmiş.
      İçimde bir umut ki
      sonu nedir bilinmez.
      İçimde bir sevgi ki
      Allah’ım bunu anlamaz.
      İçimde bir aşk ki
      onu kalbime gömdüm.
      Ama bakıyordum, görmüyordum.
      istiyordum, boşuna:
      Sanırdım ki anlamaz.
      duygusuzdur sanırdım.
      Duyguyu erken tadıp, geç çözdüm dilini
      Duyduğum, tattığım
      Onun yansımasıymış
      Geç de olsa anladım.

      (20.09.2000)

      ……………

      AYDINLIK GÜNLER

      Sevgi dolu bakışlar gönderiyorum ileriye,
      Görüyorum arıyorsun aydınlık günleri
      İnancının sonsuzluğunu, umut dolu bekleyişini…
      Görüyorum.
      Önümdeki yolları ve senin seçtiğini görüyorum…
      “AYDINLIK GÜNLER”
      Bir gün gelecek açacak kollarını bizlere.
      Saracak, saracak doyasıya;
      “Aydınlığa hoş geldiniz
      Diyerek…

      (21.02.1980, Trabzon)

      …………….

      ENGEL DEĞİL

      Gülhane Parkı değil ki
      Yok ki ağacı yanımda,
      sen de yoksun…
      Munzur’un kıyısındayım
      Etrafım kar beyaz
      Isınıyorum düşünerek seni
      Karartsa da içimi yokluğun
      beyaza baka baka,
      Engel değil çınarın yokluğu
      şiir yazmama…
      Sen varsın görünmeyen
      yanımda…

      (04.01.1987, Ovacık/ Tunceli)

      ……………  

      NİNEMİN ANISINA

      Sandukadaki cevizlerin hatırınadır,
      Küçük koltuğumun altında
      Arasında tahin helvasıyla,
      Sıkı sıkıya tuttuğum
      Somun ekmeği köye ulaştığında
      karşılıksız kalmazdı.
      Açılan ceviz sanduka
      beş kızın çeyizinden sonra
      Mis gibi elma kokardı ama
      Benim aklım cevizlerdeydi
      sandığın felemitindeki…

      Muhacirlikten sonra
      Rahmetli ninem somun ekmeğini
      Bense cevizi çok severdim.

      Şimdilerde ise her bayram
      Koltuğumun altı boş da olsa
      Elma kokusu olur mezarında ninemin
      cevizler olmasa  da…

      (28.04.2003, Trabzon)

      *******************



      MEHMET KUVVET:


      1962 yılında Trabzon/ Akçaabat- Derecik’te dünyaya geldi. Öğrenim yaşamı Trabzon’da geçti.

        
      1983’te KTÜ, FEE, Biyoloji Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Tunceli Ovacık, Mareşal Fevzi Çakmak Lisesi, Giresun Eynesil İmam Hatip Lisesi, Trabzon Affan Kitapçıoğlu Lisesi’nde çalıştı. 1993’te Milli Eğitim’deki görevinden ayrılıp Özel bir dershanenin kurucuları arasında yer aldı.


      Mehmet Kuvvet’in ÇAKMAK ATEŞİ adlı şiir kitabı, Kasım 2003 basımıyla, okurlarıyla buluştu.





      **************


    Mehmet KUVVET (Öğretmen) :

    1962 yılında Trabzon/ Akçaabat- Derecik’te dünyaya geldi. Öğrenim yaşamı Trabzon’da geçti. 1983’te KTÜ, FEE, Biyoloji Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Tunceli Ovacık, Mareşal Fevzi Çakmak Lisesi, Giresun Eynesil İmam Hatip Lisesi, Trabzon Affan Kitapçıoğlu Lisesi’nde çalıştı. 1993’te Milli Eğitim’deki görevinden ayrılıp Özel bir dershanenin kurucuları arasında yer aldı. Mehmet Kuvvet’in ÇAKMAK ATEŞİ adlı şiir kitabı, Kasım 2003 basımıyla, okurlarıyla buluştu.

    Şairlerimizden
  • Ahmet İnce
  • Burhan Mendi
  • Dilber Saka
  • İhsan Bektaş
  • İhsan Kurt
  • Kadir KARAMAN
  • Kenan Sarıalioğlu
  • Mehmet KUVVET
  • Murat İNCE
  • Neriman Calap
  • Nuri CAN
  • Osman Serhat ERKEKLİ
  • Ömer Turan
  • Zekeriya ÇAVUŞOĞLU
  • Zekeriya SAKA
  • . ..Anket.. .
    İnternet üzerinden şiir okuyor musunuz?
    Sürekli Okurum
    Göz Gezdiririm
    Çok Az
    Okumam
    . ..Editörün Köşesi.. .
    Editörümüzün gönderilen şiirler hakkındaki yorumlarını okuyunuz. Şiirleriniz yayımlanmamışsa sizin için mutlaka bir cevap vardır.



     
     
    ©2003 GülNet İnternet Hizmetleri - support@gul.net.tr