23.08.2017, Çarşamba Bir sayfa geri gitAnasayfaya gitBir sayfa ileri gitFavorilere ekleBu sayfayı yazdır    
 
Son Eklenenler
  • Tayfun Canpolat (1988)
  • Kadir Yeter (1951)
  • İsmet Gür (1952)
  • Nurcihan Üstüner (1972)
  • Ziyaretçilerimizden
     
  • Abdullah Yazıcı (1984)
  • Abdurrahman Bozgeyik (1989)
  • Adem Canpolat ( 1971 )
  • Adem Kıraç
  • Adem Kurtipek (1983)
  • Adil Komut
  • Ahmet Arslan ( 1987 )
  • Ahmet Bektaş (1962)
  • Ahmet Beser
  • Ahmet Çelik ( 1983)
  • Ahmet Dümrül (1948)
  • Ahmet Nural Öztürk (1951)
  • Ahmet Nural Öztürk (1954)
  • Ahmet Özer Şahin ( 1977 )
  • Ahmet Özün (1985)
  • Ahmet Sarıgan
  • Ahmet Tarık Can ( 1977 )
  • Ahmet Tirgil
  • Ahmet Uzunaslan (1977)
  • Ahmet Yazıcıoğlu (1970)
  • Ahrâzi ( 1977 )
  • Akın Aktaş (1979)
  • Ali Bayır (1959)
  • Ali Hallaç
  • Ali İhsan Konuklu ( 1964 )
  • Ali Kemal Beşel ( 1971 )
  • Ali Kılıç Kakiz (1963)
  • Ali Topçu (1992)
  • Ali Yaz (1980)
  • Altınoz


    Toplam : 452 Adet
      Sayfa No :
    1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 |
  •  


      Burhan Mendi      

      DENİZ MANTOLU KADIN


      İçimde akdeniz esiyor yine

      ben

      ilk yudumda bursa’da

      balıkçılar sokağında

      ya  da marsilya’da bir körfez meyhanesindeyim



      afrikalı yüreğimde

      lusakalı çiçekler açarken

      sen deniz mantolu kadın

      ya sen nerdesin.



      bana bakma sen

      bakarsın

      singapur’a düşen uçakta

      seni düşünürüm eskisi gibi



      yaz güneşim saçlarını ısıtırken

      ayrılıklar gözdamlası olurken dudaklarımda

      söyler misin

      deniz mantolu kadın

      ya sen nerdesin.



      gökyüzü özleminle soyunuyor yarına

      ay göz kırpıyor dal uçlarından

      luandalı bir çocuğun gözlerinde kaldı uykularım



      hasretin lacivert bir yaprak oldu

      toros eteklerinde ıslanırken umutlarım

      söyler misin

      deniz mantolu kadın

      ya sen nerdesin.



      son kadehimde

      kongo’ya kalkan bir vapurda

      ya da niyasa’da

      karatrenlerden sarkan siyah üzümlerdeyim

      gölgeni kucaklarken gecelerim



      ayaklarıma damlıyor

      soluklarımda açıyor karanfillerim

      kestane ağaçlarına yaslanmış yalnızlığım

      sevdalı bir rüzgârla uyurken çekirge’de

      sen

      deniz mantolu kadın

      ya sen nerdesin.


      **************


      KOSOVALI BİR MAVİ HÜZÜN


      yaşamak

      bir dilim ekmek kadar

      sıcak ve kutsal olsa da

      ölüm kurtuluştur böyle yerde

      özgür olmadıkça.



      yüzünde kartılar

      kanatlarında çocuk çığlıkları Avrupa’nın

      birlikte yürüyordunuz

      kolunda Kosovalı bir yalnızlık

      açlık ve yoksulluk



      koştukça damlıyor düşleri

      dudaklarına Piriştineli bulutların

      yanımdan geçtiniz

      duymadınız uykularımızın çatladığını

      soluklarımıza düşen

      karanlığı bölen kızarmış ölümleri.



      görmediniz dallarınızın çırpındığını

      görmek istemediniz

      yıldızların toprakla kucaklaştığını

      bakmak kolay değil cehennem sofrasına

      tabaklarında korkunun gözyaşları



      süngü uçlarında titreyen namuslar

      bir yanda kar üstüne serpilmiş

      kızlar, kadınlar, çocuklar

      kan kırmızı güneş parçaları.



      özgürlüğün yazgısı ıslanıyor yollarda

      aydınlığa uzanıyor elleri

      bir kadının bakışlarında

      mavi bir hüzün açıyor



      sancısını dolamış saçlarına

      yürüyor yüreğimize

      elinde bir tutam umut

      insan haklarını çiğniyor dağlarda

      sırtında çoluk çocuk


      **************

      KADINIM


      bu akşam yine seni aradım kadınım

      saçlarını taradım yalnızlığının

      pamuk tarlalarına serpilen çocuklarımla

      ezgilerini şiflerken anıların

      tabağımdaki akşam güneşinde seni aradım.



      bu akşam yine seni aradım kadınım

      boynuna sarıldım dargınlıkların

      gülüşlerin çınlıyor odalarımızda

      balkonumda açarken sevdaların

      kalbimdeki yeşilde seni aradım.



      bu akşam yine seni aradım kadınım

      ucundan ısırdım ayrılıkların

      gençliğim ıslanıyor uzaklarda

      yüreğim çırpınırken bakışlarına

      dalımdaki türkülerde seni aradım.



      bu akşam yine seni aradım kadınım

      saçından tuttum çığlıklarının

      Akdeniz’e açılan vapurlarda

      Trenler kalkarken umutlarıma

      Çalınan düdüklerde seni aradım.



      bu akşam yine seni aradım kadınım

      koynuna girdim sabahlarının

      göğsüne damlayan uykularımda

      martılar dalarken denizlerime

      balık dudaklarında seni aradım.



      bu akşam yine seni aradım kadınım

      ayaklarına kapandım açılarının

      soframı paylaşan yüzlerde

      yarınları düşlerken çocuklarım

      kolumdaki gözlerinde seni aradım


      **************


      DOKUNSAN

      emeğin ucunda ben

      hasretin kokusunda sen

      sabrı zamanla pişirirken

      ayrılıklar örülmüş saçlarımıza



      ardıç kuşunun çığlığında üşüyen

      hüznün kozaları çatlamış gözlerimizde

      sapına kadar kızarmış bakışların

      turnanın ağzındaki şarkılarda



      öyle sararmış ki sevdalarım

      dokunsan

      dökülürüm.


      **************

      HANİYASUN KARADENİZ


      samsun’u kucaklayan deniz

      sana benzemiyor artık

      gözleri kara,

      elleri yara

      kanatları çamur içinde

      yakamozlar ağlıyor kıyılarında

      karaya çıkmaya utanıyor balıkların.



      fatsa’ya sarılırken yollarımız

      gözleri yeşile çalıyor tepelerin

      denizi sarmış da kolların

      doruklarda soyunuyor

      dağların koynunda öpüşüyor

      ak saçlı bir ihtiyar gibi bulutların.



      ayder’de balıklar oynuyor

      yazgısıyla sevişiyor

      al yazmalı

      al yanaklı

      bal dudaklı kuçilerin



      martıların kanatlarında çırpınıyor

      güzelim maviliklerin

      uzak bir geçmişi paylaşıyor

      yorgun

      burgun

      ve baygın yatışlı uzungöl’de

      yalnızlığını yaşıyor dargın bakışlı kadınların.


      **************


    Burhan Mendi (Eğitimci -Şair-Yazar) :

    Yağmurlu, fırtınalı bir günde doğduğunu ve her yağmurlu fırtınalı günün doğum günü olduğunu söyler Burhan Mendi. Adana’da, 1 Nisan 1999’ ilk sayısı okurlarıyla buluşan aylık ARDIÇKUŞU dergisinin sahibi ve yazı işleri müdürü olan Mendi’nin, BULUT GEÇTİ, KARDERELİ YUSUF, BİRİNCİ İÇİNDEKİLER, İÇİMDEKİ UZAKLAR, YALNIZLIK UMUTLARI, DENİZ MANTOLU KADIN adlarında altı şiir kitabı var. Gazete ve dergilerde yazıları yayımlandı ve yayımlanmakta. Burhan Mendi, Adana’da oturmaktadır.

    Şairlerimizden
  • Ahmet İnce
  • Burhan Mendi
  • Dilber Saka
  • İhsan Bektaş
  • İhsan Kurt
  • Kadir KARAMAN
  • Kenan Sarıalioğlu
  • Mehmet KUVVET
  • Murat İNCE
  • Neriman Calap
  • Nuri CAN
  • Osman Serhat ERKEKLİ
  • Ömer Turan
  • Zekeriya ÇAVUŞOĞLU
  • Zekeriya SAKA
  • . ..Anket.. .
    İnternet üzerinden şiir okuyor musunuz?
    Sürekli Okurum
    Göz Gezdiririm
    Çok Az
    Okumam
    . ..Editörün Köşesi.. .
    Editörümüzün gönderilen şiirler hakkındaki yorumlarını okuyunuz. Şiirleriniz yayımlanmamışsa sizin için mutlaka bir cevap vardır.



     
     
    ©2003 GülNet İnternet Hizmetleri - support@gul.net.tr